KONKORDATO ÖNCESİ DURUM TESPİTİ VE YENİDEN YAPILANDIRMA
Şirketler, ekonomik koşullarda yaşanan beklenmedik
değişiklikler nedeni ile muaccel olan borçlarını ödeyemedikleri için
faaliyetlerini durdurmak tehlikesi ile karşı karşıya kalabilmektedirler.
Ekonomik varlığını devam ettirebilme imkanı olan sermaye şirketlerinin böyle
bir riske karşı durum tespiti yaptırmalı ve mali güçlükle karşılaşılmasının öngörülmesi durumda ilk önce yeniden yapılandırma yöntemine başvurması gereklidir. Yeniden yapılandırma hem şirket hem de kamu yararı
bakımından en doğru çözümdür.
Durum Tespiti
Durum tespiti birçok firma bakımından hayati önem taşımaktadır. Durum Tespiti Yeniden Yapılandırma süreçlerini belirlediği gibi aynı zamanda şirketlerce bir erken uyarı sistemi olarak da kullanılmaktadır. Şirket, Durum Tespiti ile mali durumu henüz bozulmadan gerekli önlemleri alabilmekte ve ileride yaşanabilecek mali güçlüklerin önüne geçebilmektedir. Tüm yeniden yapılandırma süreçleri bir durum tespiti ile başlar. Durum Tespiti’nde incelenen şirketin pasif ve aktifleri, alacakları ve borçları ile bu borç ve alacakların vadeleri, mal varlıkları ile bu mal varlıkları üzerinde bulunan yükümlülükler değerlendirilerek, şirketin mali ve hukuki portresi ortaya çıkarılır. Bu portre ile mali durumu bozulan veya bozulması muhtemel olan şirket için izlenmesi gereken yol da tespit edilmiş olur. Durum Tespiti sonrasında mali güçlüklerle karşılaşılmaması için bir takım önlemler alınması, alacaklıların bir kısmı veya tamamı ile şirket borçlarının yeniden yapılandırılması, konkordato veya iflas başvurusunda bulunulması yollarından biri tercih edilebilmektedir.
Yeniden Yapılandırma
Durum Tespiti
sonrasında mali durumu bozulmuş veya bozulma ihtimali olan şirketin konkordatoya başvurmadan önce ilk tercih etmesi gereken yöntem yeniden yapılandırma yöntemidir. Bu kapsamda şirketin mevcut borçlarının faiz ve vade gibi yönlerden yeniden yapılandırılmasına ek
olarak şirketin yapısal ve finansal yönden de yapılandırılması öngörülmektedir. Gerekli
bağımsız denetim raporları ve varlıklara ilişkin değerleme işlemleri yapılarak,
Durum Tespiti çerçevesinde hangi alacaklıların yeniden yapılandırma kapsamına alınıp hangi alacaklıların bu kapsama alınmayacağına karar verilir. Yeniden Yapılandırma’nın Konkordato'dan en
büyük farkı alacaklıların tümü ile değil sadece borçlu şirketin belirlediği
alacaklılar ile bu alacaklılara karşı olan borçlar için yapılandırma çalışmaları yapılmasıdır. Yapılandırmadan
etkilenmeyen alacaklıların bilgilendirilmesine gerek yoktur. Ayrıca yine Konkordato'dan farklı olarak borçlu şirket alacaklıları arasında eşit davranmak
zorunda değildir. Aynı grupta yer alan yapılandırmaya tabi alacaklıları
arasında eşitlik ilkesini gözetmekle birlikte farklı gruplar için farklı
çözümler getirilebilmektedir. Bu anlamda Yeniden Yapılandırma Konkordato’dan çok
daha esnek bir çözüm sağlamaktadır. Yeniden Yapılandırma için bir yeniden yapılandırma projesi hazırlanmakta ve hazırlanan proje,
projeye taraf alacaklılar ile görüşülerek üzerinde mutabakat sağlanmaya çalışılmaktadır. Alacaklıların
çoğunluğu ile uzlaşılması halinde Projenin Tasdiki için mahkemeye başvurularak
proje tasdik edilmektedir. Bu nedenle bağlayıcılığı ve hukuki sonuçları Konkordato'dan çok farklı değildir. Talep edilmesi halinde proje kapsamındaki alacaklılar aleyhine takibe geçmelerini önlemek adına tedbir de konulabilmektedir. Konkordato başvurulması gereken en son yoldur. Çünkü Konkardato kapsamında projenin kabul edilmemesi ve/veya mahkemenin herhangi bir aşamada mühleti kaldırması ve/veya şirketin iflasına karar vermesi olasılığı bulunmaktayken Yeniden Yapılandırma çerçevesinde projenin tasdik edilmemesi
halinde borçlu şirketin iflası söz konusu değildir.